-0° Parçalı bulutlu

”Mahkeme kadıya, devlet valiye mülk değildir”

Ülke Gündemi - Nisan 1, 2013 9:18 am A A

”Mahkeme kadıya, devlet valiye mülk değildir”Avukat Zübeyde Kamalak’ın başörtüsü nedeniyle duruşma salonundan çıkartılmasına Hukuki Araştırmalar Derneği’nden sert tepki geldi. HUDER Konya Şube Başkanı Av. Mehmet Şamil Şenalp, durumun açıkça ‘görevi kötüye kullanmak’ olduğunu belirtti. Şenalp, İzmir Valisinin talimatı, Vali Yardımcısının imzasıyla bağlı birimlere gönderilen kılık kıyafet yönetmeliğine uymayanlarla ilgili yapılan fişlemelerin Ege Ordu ve Garnizon Komutanlığı ile paylaşılmış olmasının ne anlam ifade ettiğinin de araştırılması gerekitğini ifade etti.

Hukuki Araştırmalar Derneği (HUDER) Konya Şube Başkanı Av. Mehmet Şamil Şenalp yaptığı açıklamada, Danıştay’ın Anayasa’ya ve insan haklarına aykırı olan Avukatlık Meslek Kurallarının 20. maddesinin yürütmesini durdurmuş olmasına rağmen, Ankara 2. Aile Mahkemesi hakimince Avukat Zübeyde Kamalak’ın duruşma salonundan dışarı çıkartılmasının açıkça ‘görevi kötüye kullanma’ olduğunu belirtti.

Adalet ve kanun önünde kişilerin ayrımcılığa tabii tutulamayacağının altını çizen Şenalp, “Hiçbir hakimin ne Danıştay kararından önce ne de sonra hiçbir vatandaşı ya da avukatı başı örtülü olduğu gerekçesiyle millet adına yargılama yapan mahkemeden dışarıya çıkarma hak ve yetkisi bulunmamaktadır. Hakim kanunların kendisine verdiği yetkiyi aşar şekilde işlem yaptığında tesis etmekle görevli olduğu adalete en büyük darbeyi vurmuş olur. Mahkeme kadıya mülk değildir. Ne var ki kendisini her türlü hakkın, hukukun ve inancın üzerinde gören 28 Şubat kalıntıları yargı yer yer milletin değerleriyle inancıyla savaşmayı sürdürmektedir ki söz konusu çirkin olay yaşanmıştır” dedi.

İZMİR VALİLİĞİ’NE SERT TEPKİ

Açıklamasında, İzmir Valisinin talimatı, Vali Yardımcısının imzasıyla bağlı birimlere gönderilen kılık kıyafet yönetmeliğine uymayanlarla ilgili yapılan fişlemelerin Ege Ordu ve Garnizon Komutanlığı ile paylaşılmış olmasının ne anlam ifade ettiğinin de araştırılmasını isteyen Şenalp, şöyle devam etti:

“Vali yardımcısı konuyla ilgili hiç bir görevi ve yetkisi bulunmayan askeri birimlerle kılık kıyafet yönetmeliğine uymadığını iddia ettiği personelinin ismini paylaşmakla neyi hedeflediğini kamuoyuna açıklamalıdır. Milletimiz, ülkemizde artık darbeler döneminin kapandığını düşünmek istemektedir. Ne var ki yaşanan bu olaylar daha atılması gerek çok adım bulunduğunu bir kez daha göstermiştir.

Ergenekon, Balyoz ve 28 Şubat yargılamalarında süreçlerin aktörlerinin bir kısmı yargı önüne çıkartılırken, özellikle yargı, sermaye, basın ve bürokrasideki aktörlere henüz dokunulmamıştır. Bu kişiler iktidarın gücünü yitirmesi halinde yeniden palazlanacakları günleri beklemektedirler. Bu nedenle darbeciler kısmen değil tüm unsurlarıyla yargı önüne çıkartılmadan ülkemizde gerçek anlamda insan haklarının ve adaletin tesisi mümkün görünmemektedir. Diğer yandan gerek 28 Şubat dönemine gerekse öncesine ait kişilerin inandıkları gibi yaşamalarının önündeki mevzuat engelleri halen devam etmektedir. Mevzuatta ki bu düzenlemeler ancak mevzuat düzenlemesi ile gerçek anlamda aşılabilir. Fiili durumlar ya da yargı uygulamalarıyla yaşanan rahatlamalar geçici olabilir ve sonrasında yeni yargı kararları ve yeni fiili durumlarla özgürlüklerin yeniden ortadan kalkması söz konusu olabilir.

Terör sorunun çözümüne milletçe birlikte ve dayanışmanın sağlanmasına yönelik olumlu gelişmelerin yaşandığı bu günlerde ayrışmalara meydan verilmemesi gerekmekte yeni anayasa ile devletin artık manevi değerlerini hiç bir kısıtlamaya tabii olmaksızın yaşamak isteyen kişilerle de helalleşmesi gerekmektedir”

Konhaber.com

Bu haber 1510 kez okundu.
Ülke Gündemi - 9:18 am A A
BENZER HABERLER