16° Kapalı

Ilgın’da Öğretmenlerden İş Bırakma Eylemi

Ilgın Gündemi - Eylül 24, 2014 2:46 pm A A

Ilgın’da Eğitim-Sen, Türk Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarına üye eğitimciler, hükümetin eğitim politikalarına tepki göstermek ve öğretmenlerin yaşam zorluklarına dikkat çekmek amacıyla bir günlük iş bırakma eylemi yaptı.

Eğitim-Sen, Türk Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarına üye eğitimciler, hükümetin eğitim politikalarına tepki göstermek ve öğretmenlerin yaşam zorluklarına dikkat çekmek amacıyla bir günlük iş bırakma eylemi yaptı.

Yaşamlarındaki zorluklara dikkat çekmek istediklerini belirten sendika yetkilileri ellerinde sendika bayraklarıyla belediye parkında basın açıklaması yaptı.

ILGIN TÜRK EĞİTİM-SEN 24 EYLÜL İŞ BIRAKMA EYLEMİ BASIN AÇIKLAMASI ŞU ŞEKİLDE;

AÇIKLAMANIN TAM METNİ

Türk Eğitim-Sen’in yönetici kıyımı ile ilgili mücadelesi aylardır sürdürmektedir. Sözde paralel yapıyı tasfiye etmek için okul müdürlerinden, müdür yardımcılarına ve müdür başyardımcılarına, il milli eğitim müdürlerinden ilçe milli eğitim müdürlerine, il milli eğitim müdür yardımcılarından MEB’de üst düzey yöneticilere kadar MEB’de neredeyse yönetici bırakmadılar.

Çalışkan, başarılı, ödüllü, okulunu zirveye taşıyan okul müdürlerine sözde değerlendirmelerde düşük puanlar verilerek, onları görevlerinden aldılar ve küstürdüler. Bu kıyım furyasından süreç içerisinde toplamda 76 bin yönetici doğrudan etkilenecek.

Bu kıyım, okullarda 4 yılını dolduran müdürlerle başladı, müdürlerin kendi ekiplerini oluşturması ile devam ediyor ve ilk defa ve yeniden müdür görevlendirmeleriyle son bulacak. Görev süresi uzatılacak müdürler belirlenirken, okul müdürlerine kendilerini hiç tanımayan görevinde vekâleten bulunan ilçe milli eğitim müdürleri ve sadece 2-3 aydır görevlerinde olan şube müdürleri tarafından düşük puanlar verildi. Mesai arkadaşları tarafından tam puan alan müdürlere, MEB yetkilileri tarafından düşük puanlar verilerek, onların görev süreleri uzatılmadı. MEB yetkilileri bu puanları sipariş listeler aracılığıyla verdi. Kısacası AKP ilçe teşkilatları ile el ele veren malum sendika; torpili, adam kayırmayı layıkıyla yerine getirdi. Üstelik puanlamalarda öyle trajikomik olaylar da yaşandı ki; ölen insanlara 100 puan verdiler, belediye başkan yardımcısına, kurum değiştirenlere, emekli olanlara 75 ve üzerinde puan verdiler, hatta geçici ilçe müdürleri bile kendilerine 100 tam puan verdi.

Okullardaki son durum ne? Bazıları hariç okullarda müdürler hala göreve başlamadı. Okullarda bir başıboşluk, düzensizlik, ne yapılacağını bilememe durumu söz konusu. Müdürlerin kendi ekiplerini oluşturacağı da düşünüldüğünde, müdür başyardımcıları ve müdür yardımcıları diken üstünde. Çoğu müdür kendi istediği kişiyle çalışacak ve müdür yardımcılığı ve müdür başyardımcılığı kadrolarında da kayırmalar yaşanacak. İlk kez göreve atanacak müdürler ile ilgili de süreç başlıyor. Burada sözlü sınav belirleyici olacak. Yani yine adam kayırma, siyaset-sendika ilişkileri, kişiye özel muameleler ön planda olacak.

Bilindiği gibi konu Anayasa Mahkemesi’ndedir. Anayasa Mahkemesi’nin bu talan, bu torpil, bu yandaşlığa bir an önce son verecek bir karar vermesi gereklidir. Şayet Anayasa Mahkemesi iptal etmezse, konuyu AİHM’ye kadar taşıyacağız.

Öte yandan eğitimin sorunu sadece kadrolaşma değildir.  Eğitim çalışanlarının ekonomik ve sosyal hakları tırpanlanmaktadır. Gelir dağılımındaki adaletsizlik büyümektedir. Bu yıl ilk kez malum sendikanın masada pazarlık yapmaması nedeniyle çalışanlar enflasyon farkı alamamıştır, memurların aile ve çocuk yardımları, ek ödemeleri artırılmamıştır. 2014 ve 2015 yılları çalışanlar için kaybedilmiş yıllar olarak tarihe geçecektir. Eşit işe eşit ücret uygulamasında mağdur edilen, ücretlerine hiçbir şekilde zam yapılmayan akademisyenlerin mağduriyetleri sürmektedir. Bu ülkede kalkınmanın itici gücü olan akademisyenlerimiz aylardır zam sözünün yerine getirilmesini beklemektedir.

HSYK seçimleri öncesinde hâkim ve savcılara 1155 TL zam yapılacağı bildirilmektedir. Öğretmenleri, eğitim çalışanlarını, akademisyenleri, üniversite çalışanlarını, diğer memurları, asgari ücretlileri, emeklileri görmeyenlerin, oy devşirmek uğruna hâkim ve savcıları görmesi nasıl bir adalettir?

Öğretmenler ve eğitim çalışanlarının sosyal statüsü ve itibari giderek azalmaktadır.

Özelleştirme mağduru 23 bin 4/C’li hala iş güvencesinden, özlük haklardan yoksun, düşük ücretlerle çalıştırılmaktadır. 4/C’liler hala kadro beklemektedir.

Angarya bir iş olan nöbet uygulamasında 6 saat ek ders talebimize kulak tıkanmıştır.

Üniversitelerde anti-demokratik uygulamalar üniversite çalışanlarını ve akademisyenleri bezdirmiştir. Üniversiteler katılımcılıktan uzak bir şekilde yönetilmektedir.

Taşeronlaşma öylesine artmıştır ki, iktidar, adeta devlet memurluğu kavramını kaldırmaya ant içmiş bir görüntü içindedir.

İşte tüm bu nedenlerden dolayı Türk Eğitim-Sen olarak tüm illerimizde 24 Eylül tarihinde bir günlük iş bırakma eylemi yapıyoruz. 24 Eylül’de ziller çalmayacak, okullar boşalacaktır. Sendikacılığın asgari standartlarına sahip bütün sendikalar ve sendikalıların destek vereceği bu eyleme tüm eğitim çalışanları sahip çıkmıştır.

Bilinmelidir ki; iş bırakma eylemi sendikal faaliyetler kapsamında demokratik bir haktır. Dolayısıyla ulusal ve uluslararası düzenlemeler, yargı kararları doğrultusunda; sendikanın aldığı karar uyarınca iş bırakma eylemine katılan sendika üyesi çalışanlara ceza verilemez. Dolayısıyla meslektaşlarımız korkmadan, çekinmeden, tehditlere boyun eğmeden bu eyleme katılmalıdır.

      Öte yandan velilerimize de şu çağrıyı yapmak istiyoruz: Sadece eğitim çalışanlarının değil, çocuklarımızın da geleceği tehdit altındadır. TEOG yerleştirmelerinde yapılan hatalar, öğretmen ve derslik açığı, ücretli öğretmenlerin derslere girmesi, birleştirilmiş sınıf uygulaması, okullarda ikili eğitim yapılması, eğitimin niteliğinin, kalitesinin azalması, kendi yağıyla kavrulan devlet okullarına ödenek ayrılmamasına rağmen özel okullara teşvik verilmesi; okulların liyakatten, bilgiden, tecrübeden yoksun insanlara teslim edilmesi Türk milli eğitimi için en tehlikeli hususlardır. Şundan emin olunmalıdır ki, biz daha iyi bir eğitim hizmeti verebilmek için sesimizi yükseltiyoruz. 24 Eylül’de öğretmenlerimizin, okul yöneticilerinin, eğitim çalışanlarının hak arama mücadelesine katkıda bulunun.

         Eyleme herkesin destek veren herkese teşekkür ediyoruz. Bu noktada eğitim çalışanlarının birlikteliği çok önemlidir. Unutulmamalıdır ki; eğer bir ve beraber olursak, sesimizi yüksek perdeden duyurursak, kenetlenirsek, sağlam bir irade ortaya koyarsak, o zaman yanlışlıklara, haksızlıklara, adaletsizliklere dur demek mümkün olabilecektir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur. MUSTAFA YILDIZ/ ILGIN TÜRK EĞİTİM-SEN

*****************************************************************************************************************************************************************

ILGIN EĞİTİM İŞ SENDİKASI 24 EYLÜL İŞ BIRAKMA EYLEMİ BASIN AÇIKLAMASI ŞU ŞEKİLDE;

AÇIKLAMANIN TAM METNİ

2014-2015 Eğitim-Öğretim yılı, eğitim sistemimizin temel sorunlarına yönelik hiçbir veri araştırması ve pilot uygulama yapılmadan, tamamen ideolojik bakış açısıyla gerçekleştirilen değişikliklerin gölgesinde başladı.

 

Yaşanan onca olumsuzluğa rağmen, eğitim biliminin en temel ilkelerine aykırı düzenlemelerde ısrarını sürdüren Milli Eğitim Bakanlığı, eğitimi niteliksizliğe, düzensizliğe ve kaosa sürükleyerek çocuklarımızın geleceği ile oynamaya devam etmektedir.

 

Hem Hükümet hem de MEB tarafından çıkarılan yasa ve yönetmelikler, bırakın sorunları çözmeyi eğitimde yaşanan sorunlara yenilerinin eklenmesine neden olmuştur. MEB tarafından son dönemde yapılan bazı değişiklikler ve uygulamalarla yüz binlerce öğrenci ve veli mağdur edilmiştir.

Üçüncü dünya ülkelerinde bile görülmeyen yönetici atama yönetmeliği ile tüm kurumların yöneticileri AKP iktidarının büro çalışanları haline getirilmiştir.

 

MEB Kanunu ve çıkarılan yönetmelikle, ölçütü belli olmayan liyakata dayanmayan ve değerlendirme sonucu açıklanmayan bir tarzda yapılarak, iktidarın temsilcileri ve dayanağı olan sendikanın dışındaki herhangi bir görüşten yönetici ataması yapılmamıştır.

 

Eğitim sistemi içersinden görevinden alınmayan bir tek sınıf başkanları kaldı. Buradan bakanlığımızı uyarıyoruz. Sınıf başkanlarını da AKP il ve ilçe teşkilatlarının atayacağı bir düzenleme bizleri şaşırtmayacaktır.

 

TEOG yerleştirmeleri sürecinde göz göre göre yapılan yanlışlar sonucunda çok sayıda öğrenci belki de hiç gitmek istemeyeceği bir lise türüne yerleştirilmiştir durumdadır.

 

40 bin öğrenci zorunlu olarak imam hatiplere, 94 bin öğrenci meslek liselerine, binlerce öğrenci evlerinden çok uzaktaki okullara kaydedilmiştir.

 

Bakanlık her ne kadar bu öğrenciler için nakil hakkı tanımış olsa da nakiller tıkanmış, okulların açılmasına sayılı günler kala yüz binlerce öğrencinin hangi liseye gideceği hala belli olmamıştır.

 

Milli Eğitim Bakanlığı bu sene özel okullara öğrenci başına 3500 liraya varan teşvikler çıkardı.

İşin garip tarafı bu desteği alanların neredeyse %80’i geçen yılda çocuğunu özel okula gönderen velilerdir. Velilerimiz zorla hileye yönlendirilmiştir. Şöyle ki, veliler özel okulda okuyan çocuğunu devlet okuluna nakletmiş, ardından teşviki alınca tekrar çocuğunu daha önce kayıtlı olduğu özel okula naklettirmiştir.

 

Kaynak yok yalanlarıyla halkımızı oyalayan hükümet milletin paralarını özel okullara peşkeş çekmekte hiçbir beis görmemiştir.

 

 

Değerli arkadaşlar

 

Eğitim, insan yetiştirme ve ülkenin geleceğini şekillendirme işidir. Eğitim temel bir insan hakkıdır. 12 yıllık AKP iktidarı bilimsel ve parasız eğitimi tasfiye etmekte, adım adım gerici ve ticarileştirilmiş bir eğitim sistemini yaratma çabası içindedir.

 

Eğitim-İş olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da eğitimin ve eğitim çalışanlarının sorunlarının takipçisi olacağımızı, haksızlığa uğrayan tüm eğitim çalışanlarının yanında olacağımızın bir kez daha altını çizmek istiyoruz.

 

Eğitim-iş;  İktidarın eğitimi öğretimi düşünmeyen tek derdinin   yönetim kadrosu ve öğretmenlerinin benim düşüncemde olsun diyen kadrolaşmasına ve eğitimin yozlaşması dayatmalarına karşı  tüm üyeleriyle birlikte yarın üretimden gelen gücünü kullanarak bugün iş bırakma eylemi yapıyoruz.

 

Eğitimde yaşanan yıkım ve tasfiye sürecine, performans sistemiyle iş güvencemizin tartışılmasına, laik bilimsel parasız eğitimin yok edilmesine karşı bugün iş bırakarak alanlara çıktık.

 

Velilerimize ve kamuoyuna duyurulur. HAYATİ ESKİCİ/ EĞİTİM İŞ SENDİKASI                IHH

 

 

 

 

 

Bu haber 1002 kez okundu.
Ilgın Gündemi - 2:46 pm A A
BENZER HABERLER