13° Açık

ÜMMETİN AKADEMİSYENLERİ VE YAZ TATİLLERİNE SIKIŞTIRILMIŞ Fast food USULÜ islamic school LARDAN DAHA FAZLASI.

Kültür & Sanat - Ağustos 2, 2013 10:24 pm A A

ÜMMETİN AKADEMİSYENLERİ VE YAZ TATİLLERİNE SIKIŞTIRILMIŞ

Fast food USULÜ  islamic school  LARDAN DAHA FAZLASI.

Yaz mevsimi geldi.

Haydi çocuklarımızın İslâmi eğitimlerini araya sıkıştıralım.

Nasılsa camilerimizde

her biri pedagojik formasyon la mücehhez (!),

bu donanımları ile birlikte yılların eğitim tecrübesine sahip ( ! ),

5-12 yaş aralığınaki insanların  psikolojileri ve içinde bulundukları ruh hallerine uygun eğitim ve öğretim metodları konusunda en az birer  yüksek lisans ile kariyer yapmış  ( ! ),

 

 

imam kardeşlerimiz var…

Hem onlar  evlerinde miskin miskin ( ! ) oturmasınlar ,  hemde bu çocuklar yaz boyu sokaklarda köpek taşlamasın…

‘’ Sübhaneke ‘’ den  ‘’ Elemtere ‘’  ye kadar namazlıklarını bâri öğrenseler yeter. Kalkıpta hoca olacak değiller ya…

 

 

Bu ülkede bir müslümanın İslâm dinini öğrenmesine ilişkin yaklaşım  bu gün maalesef  böyle.

Bundan otuz yıl önce de böyle idi .

Daha öncesini hatırlamaya  benim yaşım müsait değil.

Ama gidişaâta bakarak tahmin etmek te zor değil …

 

 

Tarihi geriye saracak olursanız, sonunda tek parti zihniyetinin yasaklayıcı uygulamalarına,

‘’ inancı ortadan kaldıramıyoruz bâri dejenere edelim ‘’ türü ifsat politikalarına toslayacağınızdan emin olabilirsiniz.

1985-86 yıllarında üniversite öğrencisi iken katıldığım bir toplantısında Üstad Abdurrahman Dilipak ‘ tan duyduğum bir söz vardı.

‘’ Cahillik küfre en yakın yoldur . Fakirlik te öyle ,ahlaksızlık ta. Onun için sistemli olarak fakirleştiriliyorsunuz , ahlaksızlaştırılıyorsunuz , ve cahilleştiriliyorsunuz…’’  demişti.

 

olduklarını merak eder olmuştum… yıllar sonra farkına varmaya başladım ki bu fiillerin faili  aslında hepimizin malumu. STATÜKO…!

Fakirleştirilmeyi ve ahlaksızlaştırılmayı bir tarafa bırakıp cahilleştirilmeye dönelim.

Evet . maalesef ortada Mü’minlerin cahil bırakılmaları ile beslenip semiren, hayatiyetini ve varlığını mü’minlerin cahilliklerine borçlu olan bir STATÜKO var.

Soyut ve hayali bir kavram olarak değil , ete –  kemiğe bürünmüş bir şekilde var.

Hem de o kadar güçlü bir şekilde var ki ,

Allah rasülü (sallalahü aleyhi ve sellem) nün veda hutbesinde  İslamın yegâne  ve tartışılmaz kaynakları olarak gösterdiği KUR ‘AN ve SÜNNET ile çakışsa bile galip gelecek şekilde var.

Müminlerin inanç ve ibadet anlayışlarının bir yerlerine pervasızca çöreklenmiş bir şekilde var.

Hem resmi hem de gayrı resmi olarak kurumsallaşmış bir otorite

( ! ) olarak var.

Mü’minlerin cehaletinden beslenen STATÜKO dan beslenenler yok mu peki. ?

Elbetteki var … Zaten statüko en çokta onlar için var…

Onlar statükonun hem bâni si hem müdâfi si hem de bekçisidirler.

 

Müslümanların İslam dinine dair bildikleri ‘’ sübhaneke ‘’ den az, ama  ‘’elemtere ‘’ den de çok olmamalı ki , bunlar geri kalan o büyük boşluğu İslam adına uydurulmuş safsata

hikayelerle , kendilerinin ortaya koyduğu ibadetimsi ritüellerle,doldurabilsinler, kendi bakış açılarını ve kanaatlerini sanki birer NAAS (doğruluğu tartışılmaz olan ve kesin

hüküm içeren şey ) imiş gibi kabul ettirebilsinler.

 

 

Dahası dünyada iken kendilerine tâbî olanları cennetle müjdeleyecek kadar ileri gidebilip , kendilerini sevip onlara bağlanmayı neredeyse îmânın şartlarından birisi imiş gibi

dayatarak , kendileri hakkında ileri – geri konuşanları da Allah ın ( celle celalühü ) gazabı ile korkutabilsinler…

 

 

Ben o gün bu gündür,  işini gücünü bırakıpta bizi cahilleştirmekle, fakirleştirmekle ve ahlaksızlaştırmakla uğraşanların kimler Evet ;

Bu ümmetin akademisyenlere ihtiyacı var…

Ama her alanda akademisyenelere….

Statüko ya ve ona iman edercesine  bağlı statükoculara karşı bu dinin mücadelesini yiğitçe verebilecek akademisyenlere…

 

Allah’ ın ( Celle celalühü ) kitabını ve Rasülullah ‘ ın ( aleyhis salatü ves selam ) sünnetini didik didik edecek,

Kur an ı ve sünneti dosdoğru  anlamak , mü’minlerin ve tüm insanlığın bütün problemlerine evrensel çözümler üretmek adına ,

her alanda komisyonlar oluşturarak,  -Kur an ve sünnet merkezli -büyük ölçekli akademik faaliyetleri üstlenebilecek,

donanımlı akademisyenlere hemde….

 

Bundan üçyüz yıl önce yazılmış eserler hakkında doktora tezleri hazırlayıp, isminin önüne DOÇ. Yada PROF. yazdıran MEKTEPLİ ezbercilerden,

yada sırtına bir cübbe,  başına bir sarık, çenesine bir tutam sakal yerleştirerek, hepi-topu birilerinin uçma – kaçma hikayelerinden ibaret bir sürü tezvîrâtı, karşısına

oturttuğu BİLGİSİZ MÜSLÜMAN lara adeta enjekte etmeye çalışan ALAYLI  kussâs ( hikayeci ) lardan  zerre kadar hayır gelmeyeceği artık gün gibi âşikar.

Ve tabii bunun için de  ‘’ yaz tatillerine sıkıştırılmış FAST FOOD usûlü sözde İSLAMİ EĞİTİM lerden daha fazlasına ihtiyacımız var…

Neden mi.?

Çünkü :

Herkes bilir ki câhili kandırmak kolaydır.

Selam ve dua ile .

 

 

Sefer Kaya…

Ilgın- 03- Ağustos-2013.

Bu haber 1513 kez okundu.
Kültür & Sanat - 10:24 pm A A
BENZER HABERLER