17° Açık

Çanakkale Zaferimizin 100. yılı.

Ilgın Gündemi - Mart 18, 2015 12:58 pm A A

Çanakkale Zaferimizin 100. yılı.

Bugün; emperyalizmin büyük babalarının, yedi düvelin ağır toplarının Çanakkale Boğazı’nda; tarihin karanlığına, Marmara’nın serin sularına gömülmesinin 100. yıl dönümü…

Bugün; emperyalizmin büyük babalarının, yedi düvelin ağır toplarının Çanakkale Boğazı’nda; tarihin karanlığına, Marmara’nın serin sularına gömülmesinin 100. yıl dönümü… Bugün; hakkın batıla, imanın küfre, aydınlığın karanlığa galebe çaldığı, denizin rengini mavi gökten değil de şehit kanından aldığı, adına ağıtlar, yoluna kınalar yakılan Çanakkale destanının asra şahitliği…

Bugün; Seddülbahir’in, Arıburnu’nun, Anafartalar’ın küffarı iman bombardımanına tuttuğu kutlu gün…

Bir destanın 100. yılı bugün..

Tüm güçleriyle sinemize saldıran Batı medeniyeti karşısında ümmet olarak yek vücut duruşumuzun…

15’liklerimizin ardından yaktığımız ağıtların…

Kına yakarak cepheye, vatana kurban olsun diye gönderilen evlatlarımızın ardından el sallayışımızın…

Avustralya’daki iki Müslüman’ın Cihad-ı Ekber ilanını Anzaklardan duyup da nefesleri bitene kadar başka bir kıtada yeni bir cephe açışının…

Kendi cenaze namazını kılan yiğitlerin şehadet için sıraya girişlerinin…

Bir avuç inançlı insanın, tam teşekküllü Batı canavarının dişlerini ellerine verişinin 100. yılı.

Tarihimiz destanlarla doludur. Doğrudur. Al bayrağımız rengini aldı, toprağımız katreyi. Tüm bu mücadeleyi bu zorlukların arasında nasıl vermişti dedelerimiz? Neden vermişti?

Değmesindi mabedimin göğsüne namahrem eli. Esaret kabul edilemez bir zilletti. Etmedik.

Biz çok düşman döktük denizlere. Çok yandı içimiz, çok da kabardı göğsümüz.

Fakat devir değişti. Savaşlar şeklini değiştirdi. Hedefi değişmedi tek dişi kalmış canavarın.

Bundan 100 yıl önce tüm dünyaya “Çanakkale geçilmez” dedirten inancımız yaylım ateş altında. Biz bunca yıldır bir destanın hamasi hisleriyle kabartırken göğsümüzü, düşman boş durmadı. O gün onları titreten ve sulara gömen gücümüzü yok etmek için canla başla çalıştılar. İşte bugün… Savaş devam ediyor.

Dün kapımızdan, boğazımızdan geçmesine mani olduğumuz vakıa insan değil bir sistemdi. Batı’nın amentü saydığı, bizim reddettiğimiz namahrem eldi uzak tutmaya ant içtiğimiz. Aradan yıllar geçti. Dedelerimizin kan döktüğü hikâyelere gözyaşı terapileri düzenlerken farkedemedik belki. O gün boğazı geçemeyen zihniyet, o gün denize döktüğümüz, toprağımızdan kovduğumuz sözde medeniyet bugün işgal etti bizi.

Bugün kendimizle ve ecdadımızla hesaplaşma vakti. Kalkıp gelse cennet konukları, çalsa kapımızı; Batı’yı bizim karşımızda zayıf kılan değerlerini kendi değerlerimiz saymaya başladığımızı görse… Bizim için canından, evladından, yarınından geçenlerin emanetine ihanet ettiğimizi anlatmaya yüzünüz var mı?

Çanakkale şehitlerine atfen yazılmıştır. Oysa ki her kul için ulaşılması lazım bir mertebedir Akif’in bahsettiği. Unuttuğumuz bir kavramı özlemeyi yeniden öğrenelim diyedir belki;

“Ey şehit oğlu şehit isteme benden makber

Sana âgûşunu açmış duruyor Peygamber!”

Bugün 100. Yılı bir destanın…

Bugün şehitler kervanının bereket günü…

Kaynak ; Merhabahaber.com

Bu haber 1214 kez okundu.
Ilgın Gündemi - 12:58 pm A A
BENZER HABERLER