13° Açık

AGD Basın Açıklması

Ülke Gündemi - Şubat 15, 2013 7:39 am A A

Değerli Basın Mensupları,
Birleşmiş Milletler Mali Eylem Görev Gücü’nün aldığı kararların Türkiye için de bağlayıcılığına neden olacak olan Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkındaki Kanun sınırlarımız dışından gelen dayatmalar sonucu hızlı bir şekilde TBMM’den geçti. ABD’nin AB’nin terör listesine aldığı bir ülkeye ya da oluşuma yardım toplamayı, götürmeyi engellemeye yönelik bu kanunun kabul edilmesi için Türkiye’ye baskı yapılmış olması da elbette endişe vericidir.

Bu kanunun Hükümet yetkililerinin dediği gibi Türkiye’nin PKK’ya karşı elini güçlendirecek bir düzenleme olduğuna inanmıyoruz. Bilakis Türkiye’deki yardım kuruluşlarının ABD tarafından terörist ilan edilen müslüman topluluklara ulaşmasını engellemeye yöneliktir. Böyle bir düzenlemenin değişik coğrafyalarda bağımsızlık mücadelesi yapan ya da ülkeleri işgal altında bulunan Müslümanların hayrına olmadığı aşikârdır. Bu tespitimiz gayet net bir şekilde belli olmasına rağmen Hükümetimiz ırkçı emperyalizmle her şart altında birlikte hareket etmeyi geleceğini garantiye almanın tek yolu olarak görmektedir. Maalesef işbirlikçilik bir alışkanlık olmuştur.

Kanunun 5.Maddesinin 1.fıkrası ‘’Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 1267 (1999), 1988 (2011) ve 1989 (2011) sayılı kararlarıyla listelenen kişi, kuruluş veya organizasyonların tasarrufunda bulunan malvarlığının dondurulması kararları, Bakanlar Kurulunun Resmî Gazete’de yayımlanan kararıyla gecikmeksizin uygulanır. ‘’ şeklindedir. Birleşmiş Milletlerin kuruluşundan bu yana Kıbrıs, Keşmir, Filistin, Sudan gibi sıkıntılı coğrafyalarda Müslümanların lehine dişe dokunur bir adım atmadığı gibi adalet olgusunu da ne kadar öncelediği tartışılır durumdadır.

TBMM’den böyle bir kanunun geçirilmiş olması stratejik açıdan ülkemizin kendi kendine elini kolunu bağlaması anlamına gelmektedir. Çünkü bu ülkenin savunması Suriye ya da Irak sınırından yahut Bulgaristan sınırından değil; Fas’tan, Sudan’dan, Yemen’den, Bangladeş’ten, Bosna’dan başlar. Sınırlarımız ötesine insani yardım kuruluşları aracılığıyla bile yardım götürülmesini engelleyen bir kanunun stratejik açıdan batmış bir dış politika tablosunun sonucu çıkarıldığını düşünmemiz kaçınılmazdır.

Birleşmiş Milletlerin ABD ve İsrail’in terörist saydığı bir bağımsızlık ve direniş hareketini terör listesine almada gecikmeyeceği açıktır. Şimdi bu bağımsızlık ve direniş hareketlerinin olduğu bölgelere sadece ve sadece masum kadınlar ve çocuklar için bile battaniye, gıda, ilaç temini için bırakın yardımı ulaştırmayı yardım toplamaya niyet etmek bile suç kapsamına alınmıştır.

Irkçı emperyalizmin merkez üssü ABD’nin terör listesine almış olduğu gruplara yapılacak yardımların ve bu yardımı yapacak olan, sivil soplum kuruluşlarının, vakıfların, derneklerin veya şirketlerin bu kanun kapsamında mal varlıklarının dondurulması ve buna bağlı olarak bir takım yaptırımlara maruz kalması, kişilerin beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılması elbette toplumumuzun asgari insani duyarlılığı da yok saymadır. Bu kanun Kızılhaç’ın yardım götürmediği bir yere yardım götürememektir. Bu kanun bu zamana kadar ırkçı emperyalizmin taşeronluğunu yapan Birleşmiş Milletlerin haklılığını tescil etmediği bir topluluğu insandan saymamaktır.

Değerli Basın Mensupları,
Siyasi partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının duyarlı mensuplarının bu kanunun çok vahim stratejik sonuçlarını görebilmelerini istiyoruz. İdeolojik ayrımlar yapmadan en azından çocuk ölümleri karşısında insani duyarlılığı olan herkesi ve her kurumu bu kanuna karşı tepki koymaya davet ediyoruz. Aynı şekilde Sayın Cumhurbaşkanımızın da bu kanunu TBMM’ye geri göndermesini talep ediyoruz. Aksi takdirde Müslüman halkımızın yediğinden içtiğinden artırarak yeryüzünün değişik bölgelerindeki kardeşlerimize gönderdiği yardımları engelleyecek bu düzenlemeleri şimdiden hesabı verilemeyecek yüz kızartıcı bir durum olarak ilan ediyoruz.

Salih Turhan

Anadolu Gençlik Derneği

Genel Başkanı

Bu haber 1498 kez okundu.
Ülke Gündemi - 7:39 am A A
BENZER HABERLER