13° Açık

10 yıldır tek bir fabrika açmadınız

Ülke Gündemi - Eylül 16, 2013 10:14 am A A

Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak: Erbakan’ın yolu satmak değil yapmaktır…

Şeker-İş Sendikası’nın 20’nci olağan genel kurulunda konuşan Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, Türkiye’deki 25 şeker fabrikasının 11’inin Erbakan’ın eseri olduğuna dikkat çekerek, hükümetin özelleştirme politikalarını sert bir dille eleştirdi.

Prof. Dr. Mustafa Kamalak şunları kaydetti: “Sayın Başbakan, konuşmalarında Erbakan’ın yolunu takip ettiğini söylüyor. Bu nasıl yol Allah aşkına! 10 yıldır tek bir fabrika açmıyorsunuz. Fabrikalara tek bir işçi almıyorsunuz. Bu mudur Erbakan’ın yolu? Hayır, Erbakan’ın yolu Anadolu’daki fabrikaları haraç mezat satmak değil, tam tersine Anadolu’yu fabrikalarla donatmaktır” dedi.

Şeker-İş Sendikası’nın 20’nci olağan genel kurulunda konuşan Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, Türkiye’deki 25 şeker fabrikasının 11’inin Erbakan’ın eseri olduğuna dikkat çekerek, hükümetin özelleştirme politikalarını sert bir dille eleştirdi. Kamalak, şunları kaydetti: “Sayın Başbakan, konuşmalarında Erbakan’ın yolunu takip ettiğini söylüyor. Bu nasıl yol Allah aşkına! 10 yıldır tek bir fabrika açmıyorsunuz. Fabrikalara tek bir işçi almıyorsunuz. Bu mudur Erbakan’ın yolu? Hayır, Erbakan’ın yolu Anadolu’daki fabrikaları haraç mezat satmak değil, tam tersine Anadolu’yu fabrikalarla donatmaktır” dedi.

Sadettin İnan – Ramazan Kaya / Ankara

Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, Şeker-İş Sendikası’nın dün Ankara’da başlayan 20’nci olağan genel kuruluna katılarak, bir konuşma yaptı. Pancar tarımının ve şeker sektörünün Türkiye ekonomisi için taşıdığına öneme dikkat çeken Kamalak, hükümetin bu sektörde uygulamak istediği özelleştirme politikasını sert bir dille eleştirdi. Başbakan Erdoğan’ın ‘Erbakan’ın yolunu takip ediyoruz’ sözlerini hatırlatan Kamalak, “Bu nasıl yol Allah aşkına! 10 yıldır tek bir fabrika açmıyorsunuz. Fabrikalara tek bir işçi almıyorsunuz. Bu mudur Erbakan’ın yolu? Hayır, Erbakan’ın yolu Anadolu’daki fabrikaları haraç mezat satmak değil, tam tersine Anadolu’yu fabrikalarla donatmaktır” dedi.

Şeker-İş Sendika’sının 2 gün sürecek olan 20’nci olağan genel kuruluna Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay ve siyasi parti temsilcileri başta olmak üzere çok sayıda davetli katıldı.

Sektör 10 Milyon İnsana İş Ekmek Kapısı Oluyor

Genel kurulda pancar tarımı ve şeker sektörüne yönelik önemli değerlendirmelerde bulunan Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, sektörün Türkiye’nin kalkınmasının kilit unsuru olduğunu söyledi. “Şeker sanayi istihdam başta olmak üzere çiftçiye en fazla gelir kapısı olan sektördür. Bu yolla ülke ekonomisi yılda yaklaşık 3 milyar dolar yerli katma değer sağlarken, taşımacılık sektörüne 25 milyon ton iş hacmi oluşturmaktadır. Yani ülkemizde doğrudan ve dolaylı olarak 10 milyon insanımıza iş ve ekmek imkanı sağlamaktadır” diye konuşan Kamalak, böylesine stratejik bir sektörün Kemal Derviş zihniyetinin bir devamı olarak özelleştirilmek istendiğini vurguladı. Yapılan iki özelleştirme ihalesinin şeker işçisinin ortaya koyduğu onurlu direnişin sonucunda iptal edilmek zorunda kalındığını bildiren Kamalak, ancak hükümetin özelleştirme niyetinden vazgeçmediğini de anımsatarak, içerideki ve dışarıdaki lobilerin dört gözle özelleştirilmelerin yapılması için fırsat kolladıklarını söyledi.

25 Şeker Fabrikasının 11’i Erbakan’ın Eseri

Türkiye’de bugün üretimde bulunan 25 şeker fabrikasının 11 tanesinin Milli Görüş Lideri merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan tarafından ülke ekonomisine kazandırıldığına dikkat çeken Kamalak, “Bu fabrikaların üretim ve istihdamın yanında bizim için manevi bir değeri de var” dedi. Afyon, Ağrı, Bor, Çarşamba, Çorum, Erciş, Ereğli, Ilgın, Kars, Muş ve Elbistan şeker fabrikalarının Erbakan’ın birer eseri olduğunu bildiren Kamalak, bulundukları bölgelerde Erbakan’ın ismi ile özdeşleşmiş bu fabrikaların özelleştirme adı altında birilerine haraç mezat satılmasına kesinlikle müsaade etmeyeceklerini kaydetti.

Şeker Değil Cargill Tasarısı

Sektörü yeniden yapılandırmak gerekçesi ile geçtiğimiz yasama döneminde Meclis’e gönderilen Şeker Kanun Tasarısını da sert bir dille eleştiren Kamalak, şunları kaydetti: “Meclis’e gönderdikleri şu kanun tasarısına bir bakalım. Ne var bu kanun tasarısında? Önce olmayanları söyleyelim; bu tasarıda şeker işçisi yok, pancar üreticisi yok, çiftçi yok, köylü yok. Peki, kim var? ABD’nin Cargill firması var. Sırf Cargill istiyor diye, Yüzde 10 olan NBŞ kotasını bu tasarıyla yüzde 15’e çıkarmak istiyorlar. Bu tasarı iddia ettikleri gibi Türkiye’yi değil, Cargill’i büyütme tasarısıdır” Şeker fabrikaları AKP hükümeti döneminde hiçbir işçinin de alınmadığını belirterek, fabrikalarda çalışan işçi sayısının son 10 yılda 30 binden 13 bine kadar düştüğünü hatırlattı.

Türk-İş: Bu gemi bu şekilde gitmez

Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, Şeker-İş Sendikası’nın genel kurulunda yaptığı konuşmada çalışanların temel sorunlarına dikkat çekti. Çalışma hayatında taşeronlaşmanın giderek yaygınlaştığına dikkat çeken Atalay, “Bu çalışanların asgari ücretinin dışında hiçbir hakkı yok. Durumları Afrika’nın en ücra köşesinde çalışan kölelerden dahi vahim… Bu gemi böyle gitmez. Taşeronlaşmaya kesinlikle bir çözüm bulunması gerekiyor” dedi. Türk-İş’in temel önceliğinin de bu sorunun çözümüne yönelik olacağını ifade eden Atalay, bir diğer sorunlarının da örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması olduğunu anlattı. Şeker sektörünün önemine de vurgu yapan Atalay, bir daha özelleştirme konusunun önlerine gelmemesini temenni ettiklerini anlattı.

Dünyada fabrikaları Şahıslar değil sahipleri işletiyor

Şeker-İş Sendikası Genel Başkanı İsa Gök ise genel kurulun açılışında yaptığı konuşmada fabrikaların yanlış özelleştirme politikalarından vazgeçilmesi gerektiğini belirterek, dünya şeker politikalarında yaşanan tecrübelerin bu sektörün şahıs eliyle işleyemeyeceğini gösterdiğini bildirdi. Bunun için sendika olarak içinde üreticinin, besicinin, nakliyecinin ve şeker çalışanlarının bulunduğu geniş tabanlı bir işletme modeli geliştirdiklerini vurgulayan Gök, şunları kaydetti: “Üretici ve çalışan temelli bu yeni strateji, ülkemiz şeker fabrikalarının bacalarının tütmesini ve üretimden gelen birikimin toplumun geniş kesimlerine aktarılmasını sağlayacaktır. Kaldı ki yeni oluşum neticesinde sermayenin tabana yayılması, sosyal adaletin tesisine de katkı sağlayacaktır”

Bu haber 1973 kez okundu.
Ülke Gündemi - 10:14 am A A
BENZER HABERLER